BOĞAZ KÖPRÜSÜNDE GEREKSIZ İZDİHAM!

BOĞAZ KÖPRÜSÜNDE GEREKSİZ İZDiHAM!
iSTANBUL/BOĞAZİÇİ

Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Köprüsünde intihar izdihamı yaşandı. Hem pazar günü olmasi hem de expresyonist ressamlar bayramina denk gelmesi nedeniyle boğazda intihara aşırı talep oldu... İntihar etmek isteyen halk güneşli havayı da fırsat bilip köprüye çikti... Yoğun kalabalıktan hangi birini ikna edeceğini şaşıran güvenlik güçleri random olarak kafasına esenleri kurtardılar. Beğenmediklerine "baba siz boşuna beklemeyin" diyen güvenlik güçleri, içlerinden bazıilarını gıdıklayarak strese soktu.
İntihar talebinin halkın çesitli kesimlerinden gelmesi dikkatleri toplumun genel moral çöküntüsüne çekti. Diicey'inden Viicey'ine salamcısından peynircisine kadar her kesimden insanin intihar etmek istediği gün, köprü trafiği uzun süre kitlendi. Trafik akışını ikinci köprüye aktaran İstanbul valisi Nihat Bosforus (48) televizyondan yaptığı açıklamada "Halkımızı intiharlar konusunda bilinçli olmaya çağııiyoruz. Herkes boğaz köprüsüne yığılmasın, ikinci köprü var yüksek apartman tepeleri var. Ayrica güvenli acısız intihar etmek isteyenler için siyanür var. Bu konuda lütfen herkes üstüne düşeni yapsin" dedi.

İntihar edenlerin arasına karışan komando B.T. (32) güvenlik güçlerinin müdahelesinden kurtulamadi. Her ne kadar "Kardeşim ben intihar komadosuyum görevim bu yani rahat bıraksanıza" dediği halde ambulansa bindirilmekten kurtulamayan B.T. (35) ambulans'ta da hemşirenin bisturisini alıp bileklerini kesmeye calisti. Zaptedilemeyen B.T. (30 küsur) daha sonra ambulanstan atlayıp kendini oradan geçen trenın altina atip görevini tamamladı. İkindi vakti geldiğinde intihar etmek isteyen halkın bir kısmı camiye gitmek için dağılınca güvenlik güçleri bunu fırsat bilip kalanlara "bakın son arkadaşlarınız da gitti daha ne kadar dayanabileceğinizi sanıyorsunuz?" diyerek psikolojik baskı uyguladı. 2-2 mi? yanlış anonsu sonucu bir kısım halk "yaşamak istiyorum" , "döner yiycem" , "Maratonun geri kalanı nerede?" çığlıkları arasında güvenlik güçlerine doğru koşarken bir kısmı da gözyaşları içinde hıçkırıklarla kendilerini derin sulara bıraktı.

Akşama doğru onun bunun peşinden koşmaktan yorgun düşen güvenlik güçlerinden birkaçı intihar etmek istedi. "Yeter ulan 3 kuruş için yaptığımız iş mi?" diyerek korkuluklara atlayan güvenlik güçlerini arkadaslari zor zaptetti.
Gece 12'ye doğru "bu saatten sonra karşıya araba bulamayiz" tribine giren halk köprüyü olaysiz terketti.

Demir

Los Angeles Depremi


LOS ANGELES'TA 24 SIDDETINDE DEPREM!ÇOK SAYIDA ÖLÜ!!
AHA/Amerika

Amerika'nin Utah eyaletinin baskenti Los Angeles'ta bugünlerde büyük heyecan yasaniyor. Kuruldugu tarihten beri basindan deprem eksik olmayan nadide emekli sehri, geçtigimiz günlerde anormal (abarti) ölçüde bir depremle haritadan silindi! Ilk sismograflar tarafindan, "baba bu ne?" siddetinde ölçülen deprem, daha sonra NASA'dan (23) getirilen özel yapim aletlerle tekrar ölçüldügünde tami tamina 24 siddetinde oldugu ortaya çikti. Bilim Adami James Hovercraft (52) yaptigi açiklamada "bugüne bugün gelmis geçmis en siddetli deprem 12 siddetinde olmustur ve o da Atlantis kitasinin haritadan silinmesine yol açmistir. Böylesini ilk defa gördük, içimiz titredi" dedi.


Deprem yüzünden Los Angeles ve etraftaki bir kaç ufak sehir (New York, San Pedro, Kayseri v.b.) de haritadan silindi! Sularin dibine gömülen sehirlerden enkaz kurtarma çalismalari devam ediyor. Amerika Milli Egitim bakani Wesley Snipes (42) durumun en çok cografya derslerini etkileyecegini ve derslerin gelecek döneme aktarilabilecegini bildirdi. Ölü sayisinin sürekli artmasindan endise edilen depremde, tahmini zaiyatin 15 milyon oldugunu bildirildi. Aniden sulara gömülen kentte halk neye ugradigina sasiracak vakti bile bulamadi. Sadece o sirada halihazirda dus alanlarin ve denizde yüzenlerin gelismeyi sonradan farkettigi deprem tüm Amerika'nin %10'unu aldi götürdü.


24 siddetindeki deprem, Guinness rekorlar kitabina geçti ve üstüne üstlük insanlar tarafindan begeniyle karsilandi. Deprem sonrasinda tüm dünyadan Amerika'ya yardim yagmaya basladi. Ülkemizden de Kizilay çadirlari gönderilen Amerika'nin çadirlari ne için kullanacagi meçhul. FBI yetkilisi Gore Galery (38) "depremin sabotaj olmasindan süpheleniyoruz" açiklamasi yapti.

Olay ertesinde Amerika ülkeye giris çikislari iptal etti, "biraz kafamizi toparlamamiz lazim" açiklamasi yapti. Depremin olmasindan 15 dakika önce H.B. (21) isimli bir vatandasin Beyoglu Emniyet Müdürlügünü arayip depremi üstlenmesi de ilgileri Türkiye'ye çevirdi.




Demir
Erk'e slmlar


Yılmaz Hoca


-Yorumsuz-

Demir

Wade's Side Kick Lebron



2. resimdeki en sağdaki ibişle ilk resimdeki lapacı arasındaki benzerliği bulana ilk festivalde limangodan frizbi armağan ediyoruz.


Bir insan tamamen egodan yapılmış olacak ve şampiyonluk kazanamıyorum anneeeeee diye ağlayıp, wade'in yanına gidicek. Kendi efsanesini bitirdi Lebron. Bende Kaan Kural gibi bu sezon NYC ortasına kendi heykelini diktirir diye tahmin ediyordum. Ters köşeye yatırdı beni, egosu gibi. İsterse gelecek sezon triple double ortalamasıyla oynasın Bulls'un en iyi sezon istatistiklerini alt üst etsin, bu dakikadan sonra pek önemi kalmadı.

Bu konuyla ilgili en güzel laf Sir Charles Barkley gelmiş dün gece;

"Lebron hayatı boyunca Jordan olamayacak. istediği kadar şampiyon olsun, bu kararıyla tartışmaya bile dahil edilmeyecek.

Demir


Sun.Day.Sky 2010

Ferah ferah bir festivale ne zamandır denk gelemiyorduk, sabahtan akşama sağdan sola devril devrilebildiğin kadar. Müzik ilk defa ana tema değil de fon oldu ne kadar rahat güzel oluyomuş haberimiz yok. Hüneri her daim lezzet odaklı olan  Selin, yine affetmedi çikolat deryasında kayıp 15 kişi olduk. Mükemmel vicudumu sergileminin karşılığı olan beleş biramı da kaptım patrondan, geriye sadece viralleri açıp açıp tekrar izlemek kalıyor. Eline sağlık Alev, Övünç, Tolga (showhow)

 

 

 

 

 

saim ibisevic

 


Superstylin’ (capsli)

Efes One Love 2010 için tek yorumum var;

Cumartesi >>> Pazar

 

34956252

saim ibisevic


Limango 1 Yaşında

limango_1_yasinda

saim ibisevic


Festivallere Devam Vol.2


Tahminlerim doğru çıktı ve Efes One Love 19-20 haziran tarihlerinde bomba gibi dönüyor. Şimdilik kesinleşmiş line-up:

Groove Armada,
The Ting Tings,
De La Soul,
The Whitest Boy Alive,
Wild Beasts...



diğer gruplar belli oldukça buradan haber vermeye devam edeceğiz...



Festivallere Devam

Yeni festival haberleri gündeme bomba gibi düştü. Son post’a belirtiğim 2 Mika = 1 Eric Clapton denklemi, biletix tarafından 3 Mika = 1 Eric Clapton olarak tekrar revize edildi. 33,50 TL miş. Asıl bomba ise Bob Dylan (dilın okunur - hala daylan okuyan varsa gitsin kendini intahar etsin) ‘dan geldi. Ölmeden önce çocuklarına biraz daha miras bırakabilmek için adam başı 82 ila 325 TL arasında değişen meblağlar istiyormuş. Konser yerini ve tarihini vereyimde akıllarda sorun işareti kalmasın: Cemil Tepozlu - 31 (ahfaufhaua sayıya gel) Mayıs.



Saim kardeşim rejiden uyardı. Kurukahveci Mehmet Efendi, "isponsor" olmak istiyormuş.


Son dakika
Bob Türkiye konseri için basın açıklaması yapıyor, kameralarımızı ABD'ye çeviriyoruz.
- ... Umarım, Keremcem isteğimi reddetmez ve sahnede son kez big two olarak seyircilerin kulaklarının pasını sileriz...

Demir

Festival Ayı

Haziran ayı bomba gibi festivallerle geliyor. Başlangıcı, Freshtival’da dünya müziğinin ve beşiktaşımızın yükselen değeri Mika ile yapıyoruz (29 Mayıs). Bilet fiyatları açıklanmamış olsada tahminim 45 TL civarında olacaktır. ( Lincoln, 3 Alex ediyorsa, Eric Clapton’da 2 Mika eder.)





Mika’dan 2 hafta sonra tarih yaprakları 13 Haziran’ı gösterdiği gece, Florida’nın beyaz gitarlı prensi santral istanbul’da sahneye çıkıyor. Gidip görmesi 99tl pör pörsın (şimdilik). Etti mi "saa" 144 TL.






25-26-27 Haziran’da fazla bahsetmeye gerek görmediğim sonisphere var (çok merak eden varsa açsın ekşi sözlükten okusun). Saim kardeşim , Caner ve muttayla birlikte saha içinden (“rant için” ) aldık biletlerimizi. (duyduğumuza göre kızlar teklif ediyormuş saha içinde, asıl abiler "türbünden" izlermiş metalikayı). Masrafa 175 tl daha ekliyince hoop 315 oldu. Yardır mürsel!





Buraya kadar açıklanan festivallerden bahsettikten sonra, şimdide haziran ayındaki beklentilerimle devam ediyorum.
22-23 Haziran Efes One Love. 2 günlük kombine 100 tl dersek abartmamış oluruz. 415 TL. (Küçük esnaf kredisine 5 kala.)



Bitti mi?



Bitmedi...




Kulislerde konuşulan, bomba haberi en sona sakladım. Sahnelere uzun bir ara verdikten (malum nedenlerden!) sonra artık büyük geri dönüşün vakti gelmişti.

Konser detayları netleşir netleşmez blogdan yayınlıycam . En önce duyan siz olmak istiyorsanız bizi takip edin.


Demir




1984

“Arguably the greatest pop culture year of the decade, and maybe ever!”

VH1

Şimdi VH1’ı yerlere göklere sığdıramamak değil olay ama adamların 1984 hakkında güzel bir noktaya değinmiş olmaları da bir gerçek. Postmillenium insanının yaşamını şekillendirmesinde büyük katkıları olan bu blogun kurucusu olan über 2 şahsiyetin doğum yıllarına tekabül etmesi bile 1984 yılını mükemmel bir yıl yaparken, gerçekleşen diğer doğaüstü olayların 80ler temasının şekillenmesinde 84’ün ne kadar fantastik bir yere sahip olduğu gerçeğini nesilden nesile aktarmak hepimizin öncelikli görevleri arasında yer almalı.

Belli başlı adamlar her yıl bir şarkı bir film bir skandalla ortaya çıkıyor orası da ayrı mevzu ama her alanda bariz bir yoğunlaşma nedense 84’e nasip olmuş. Müziğe kanalize olarak başlamak gereksinimi hissettim, 80’s bu ara gereksiz bir moda haline dönüştü zaten çoğu şarkı overplay kontenjanından bende büyük bir bıkkınlık yarattı. Hal böyle olunca genel geçer zevklere göre değil de kendi yarattığım filtreye göre 84’ün en iyileri seçtim.

Stevie Wonder - I Just Called To Say I Love You

Aslında derdim bir sıralama yapmak değil ama Stevie Wonder’ı birinci sıraya koymak için bazı özel sebeplerim var. Her ne kadar I Just Called To Say I Love You ‘ nun o zamanlar esamesi okunmasada, içinde Past Time Paradise bulunan “Songs In The Key Of Life” albümünün 2*LP formatını almaya karar verir annem babama doğum günü hediyesi olarak. Tabi evlenmeden önceki öğrencilik yıllarına denk geldiği ve 2*LP biraz pahalı olduğu için annem ancak babamdan biraz borç alarak denkleştirebilir hediyesinin parasını, hem de uzunca bir süre durumu farkettirmeden.

Daryl Hall & John Oates - Out Of Touch

Laura Branigan - Self Control

Duran Duran - The Wild Boys

Miami Sound Machine - Dr Beat

Queen - I Want To Break Free

Michael Jackson & Paul McCartney - Say Say Say

Van Halen - Jump

Yes - Owner Of A Lonely Heart

Ray Parker, Jr - Ghostbusters

Nena - 99 Luftballons

Corey Hart - Sunglasses At Night

Bronski Beat - Smalltown Boy

“Eee abi bu şarkıyı nasıl kaçırırsın?” diyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmaktan üzüntü duyarım ama Like A Virgin ve Forever Young sadece şarkı olarak değil albüm olarak da oldukça başarılı oldukları için onları ayrı bir köşeye koyma ihtiyacı hissettim. Alphaville, Forever Young’dan Big in Japan, Sounds Like A Melody ve Forever Young gibi kalburüstü 3 tane hiti patlatıp, gençler bu da synth pop işte takılın demesi yine tahmin ettiğiniz gibi bu güzel yıla denk gelmiş. Hazır synth-popa değinmişken Pet Shop Boys’un sonradan birçok kere coverlancak single’ı West End Girls unutmamak gerekir. Ayrıca Depeche Mode Singles 81-85 den bildiğimiz Blasphemous Rumours, Master And Servant, People Are People gibi şarkılar 1984 tarihli Depeche Mode albümü Some Great Reward’dan çıkan single’lardır.

“Scratch The Movie” de turntablismin popüler olarak doğuşuna denk geldiği söylenen video da Herbie Hancock’un 1984 Grammy Awards(Michael Jackson‘un Thriller sayesinde  ne varsa silip süpürdüğü senedir ayrıca :)  da gösterdiği mükemmel performanstır. Aslında performansa konu olan şarkı Rock It her ne kadar 82 de kaydedilip 83 de piyasaya sürülmüş olsa da kült haline gelen performanslar serisi 1984’e tekabül ediyor, zaten bu sayede en iyi konsept ve en iyi özel efekt dallarının da içinde bulunduğu toplam 5 dalda 1984 MTV müzik ödüllerine layık görülüyor.

 

Pop kültüründe duayen yıl diye başlamama rağmen dayanamadım yine lafı Metallica’ya getirdim ne kuruluş yılıdır 84 ne de ilk albümlerini yayınladıkları yıldır ama Black Metal’in babaları Venom’la turneye çıktıktan sonra Lars Ulrich’in memleketi Danimarka’ da bulunan Sweet Silence(isimdeki ironi gerçekten kayda değer) Stüdyoları’nda Kill’em All dan daha heavy, Master of Puppets dan daha trash olan malum mavi kapaklı Ride The Lightning albümünü yayınladıkları yıla denk gelir. Bir de aynı albümün Fransa’da yanlışlıkla yeşil olarak basılmış bir serisi vardır ki, koleksiyoncular için gerçekten değerlidir. Iron Maiden, Dio, Twisted Sister,Judas Priest, Mercyful Fate gibi o biçim grupların da boş geçmediği senedir. Ama biri çıkıp da “abicim Mercyful Fate’in boş geçtiği seneleri sayar mısın?” diye sorsa elim ayağıma dolanır susar kalırım… şaka lan şaka cevabı çok basit “King Diamond’un boş geçmediği senelerdir” der sıyrılırım işin içinden.

metallica 1984

 

Herşey müzikten de ibaret değil, görsel açıdan da bir bolluk bir  söz konusu. Transformers’ın 4 sezon sürecek çizgi filmi bu sene yayınlanmaya başlanmış, sırtımıza AEG elektrikli süpürgesini bağlayıp birbirimizi vakumlaya çalışmamıza vesile olmuş Ghostbusters serisinin ilki bu yine 1984’de gösterime girmiştir. Ayrıca şöyle bir şey var ki Megan Fox odaklı Transformers filmleri, okuldan gelince tv de seyredilen çizgi filmlerinin yarattığı etki ve heyecandan baya yoksundur ben gözümde.

TransformersWallpaper21024

Son yıllarda marketing patlaması yaşayan Apple’da bu hünerini 84 de keşfetmeye başlamış. Superbowl yayının devre arasında ( bu superbowl devre arası da ayrı bir yazı konusudur) “on april 24 apple computer will introduce macintosh, and you will see why 1984 won't be like 1984” sloganıyla ve George Orwell romanına uyarlanmış “1984” filminden alınan ilhamla  Macintosh’u duyurmuştur.

Ucundan köşesinden de olsa 84’ün bir havasını koklamışlığım var , belki olan bitenden pek haberim yoktu birkaç aylıkken ama orda olmanın artizliği yeter çok afedersiniz.

saim ibisevic


World Of Warcraft

World of Warcraft'tan hayvani istatistikler. Merak ediyorum Saim kardeşim ile ne zaman başlayacağız



The Unbelievable World of Warcraft

Demir

Genç Sivilller

Türk siyaseti papatyalar'dan tut, LDP'ye kadar birçok tırt oluşum gördüyse de, "genç siviller" kadar tırtını görmedi.

ismini vermek istemiyen izleyici

Toxicity by System of a Down

Bizim kızlarımız nelerle uğraşıyor, elaleminki nelerle


Continuity Game

Yine cumanın yaklaşmasıyla, vakit geçirme arayışlarına harcadağım kalori işime gücüme yönelttiğim çabayı bir tokatta yere seriyor. Bu sefer tetrisden daha fena yapışan bir oyun nüfuz etti boştaki bilgisayarıma, yarın öğleden sonraya fena bileniyorum.

Boş vakti olana …

4171669448_381953843c

http://continuitygame.com

 

saim ibisevic


Adidas & Star Wars v.2

Surf yaparken reklamada rastladım. Koleksiyondan daha iyi olduğu kesin...





Demir

Yeah, Techno!

 

Yarın ilk iş  total war serisinden herhangi birini yükleyip Antwerp’i fethetmek. Görselin böylesini sevmeyeni keserler!

 

saim ibisevic


Adidas & Star Wars

Star Wars ve Adidas. Her ikiside ayrı ayrı bizi heyecanlandıran kelimeler. Yanyana kullanılınca heyecan logaritmik olarak artıyor (en azından benim için). Ne yazik ki bu koleksiyonu görünce hevesim kursağımda kaldı. Tek kelimeyle, "fail".


Princess Leia


AT-AT



Tie Fighter




Micropacer





Micropacer (2)






Skywalker







Skywalker (2)








(Yoda)



Death Star










Stormtrooper


Darth Vader


X-Wing

Son söz olarak şunları söylemek istiyorum. "Skywalker" ve "Tie-Fighter"'i çıkar, hadi hanım kısmı için de "Princess Leia" dahil edelim bu gruba, kalanlarını çarşamba pazarında 5 TL'ye satamazsın. Hele o Darth Vader yok mu? Hayatta en sevdiğim karakterden soğuttu beni.



Saygılarla Demir

Avustralya Acik Tahminleri


Bayanlar



















Baylar


Demir

Çapkınlık Günlerimizden

Saim kardeşimle çapkınlık günlerimizden kalma bir video



the long island - jizz in my pants

Heliski

Kalabalık bir tatil ambiyansı olunca herkesin makinasında biriken fotolar, videolar ertesi haftanın mail trafiğine yön verir, bi upload eziyeti insana yapışır vs. Benzer şekilde geçen haftasonu kartalkayada senelik board hevesimin bir kısmını törpülemeye çalıştıktan sonraki ilk mesai gününde fotoğraflar, hatıratlar paylaşılırken, Ceran’ın araya sıkıştırdığı mail ciddi anlamda büyük bir heves yarattı.

Photo : Jansci Hadik

Kaçkarların zirvesine helikopterlerle transferin ardından keyiflerin ziyadesinde kayma tecrübesini kapsayan fantastik paketleri sunan bir sürü organizasyondan daha yeni haberdar oldum. Ardından denk geldi annemle konuşurken bahsettim “hakkımı helal etmem” dedi, kendimle konuştum “lan daha dünkü boardçu” dedim nihayetinde bir süre erteledim ama kafama da iyice kazıdım.

Oldukça da seçenek mevcut, kafalar karışık…

http://www.anatolianheliski.com

http://www.turkeyheliski.com

http://www.radikaltur.com

saim ibisevic


Martin Luther King Günü

Bugün, Amerikada Martin Luther King günü kutlanıyor ve resmi tatil. Hal böyle oluncada tüm gün NBA maçları var. Ntvspor'da bizi kırmamış ve 3 tane maçı canlı yayınlıyor. Program ise şöyle:

20:00 Knicks - Pistons / Ntvspor
00.30 Grizzlies - Suns / Ntvspor
05.30 Lakers - Magic / Ntvspor

Gece planı no 1
19:00 Eve Varış
19:30 Akşam Yemeği
20:00 Uyku
02:00 Kalkış
02:00-03.00 Grizzlies-Suns maçının 2.devresi
03:00-5:30 free time (uyku isteğe bağlı)
5:30- 8:00 Lakers - Magic Maçı
Toplam uyku : 6 saat
Toplam izlenen maç: 3,5 saat
Zorluk Derecesi : ****
Keyif Derecesi: *****


Gece planı no 2
19:00 Eve Varış
19:30 Akşam Yemeği
20:00 Knicks - Pistons maçı
00:30-02:00 Grizzlies-Suns maçının 1.devresi
02:00 Uyku
07:00 Kalkış
07:00 8:00 Lakers - Magic Maçının son çeyreği
Toplam uyku : 5 saat
Toplam izlenen maç: 4,5 saat
Zorluk Derecesi : **
Keyif Derecesi: ***


Demir

Lucky Loser

Avustralya Açık 2010'un maçları bu sabaha karşı başladı. Milli gururumuz, 154 numaralı seribaşı Marsel İlhan, ana tablodaki ilk maçında Fransız Sebastien Grosjean ile karşılaşıyor. İlk sette 5 - 4 önde iken ve son oyunda 40 - 40 berabereyken, yağmur yüzünden maç ileri bir tarihe ertelendi.



Eğer Marselimiz bu maçı alırsa; gelecek turdaki rakibi 11. numaralı seri başı Fernando Gonzo. Bu maç Gonzo için antreman havasında geçicek gibi. Ne yazik ki Marsel, Gonzo'yu zorlayamaz bile. Gonzo'yu elesin elemesin, liglerimizin tatilde olduğu bu dönemde, Türk spor medyasının ilgisini birazcık tenisin üstüne çekebilirse büyük başarıdır. Hatırladığım kadarıyla Us Open'daki başarasını, gazeteler 10 cümlede geçiştirmişti.


Yukarıda boşuna Marsel'in ana tablodaki ilk maç diye yazmadım. Zira Sebastian Grosjean'ın rakibi olmadan önce turnuvaya katılabilmek için 3 ön eleme maçı oynadı. 2 ilk maçı kazandıktan sonra, son maçta Dieter Kindlmann kaybetti ve böylece turnuvaya katılma hakkınıda beraberinde yitirmiş oldu. Sonra şans yine Marsel'in yüzüne güldü ve Gilles Simon'un sakatlığı dolayısıyla turnuvadan çekilmesinin ardından, Lucky Loser çekilişini kazanarak ana tablodaki yerini aldı.

Lucky Loser Çekilişi:
Ana tablodan biri herhangi bir nedenden dolayı turnuvadan çekilirse, elemelerin son turunda elenen ve en yüksek seri başı numarasına sahip 4 tenisçi arasında bir çekiliş yapılıyor ve kazanan ana tablodaki yerini alıyor. %25'lik olasılığı tutturarak Marsel, "Lucky Loser" kontejyanından Grosjean'ın rakibi oluyor.


Demir

First Person Tetris


Cuma öğleden sonra yine baymalardan bayma beğenirken, oyun temalı bir mail almam şenlendirdi beni birden. Bu sefer de acaba şirketin işgüzar oyun filtresine takılır mı diye bir tereddütle bastım linke, sorunsuz açıldı. Kısa bi tutorial var hepimizin bildiklerinden işte yön tuşları, space felam. Nese oyun başladı L geldi bi space'e basiyim dedim o da nesi...

Doyasıya spaceleyin:

http://www.firstpersontetris.com/

saim ibisevic


Haftasonu Ekranı

Türkçe dublaja karşı bünyenin seyif defteri...



8 Ocak 2010 Cuma

20:30 NBA Stüdyo / NtvSpor
22:00 The Gathering Storm / Cnbc-e IMDB puanı 7.5
22:22 Midnight Cowboy / MGM
IMDB puanı 8.0
04:00 Phoenix- Miami / NBA tv




9 Ocak 2010 Cumartesi

19:00 Valladolid-Atlético Madrid / NTV Spor
19:30 Birmingham-Man United / Spormax
21:00 Sevilla-Santander / NTV
21:45 İnter-Siena / NTV Spor

22:10 Hitman- Moviemax 1 IMDB puanı 6.7
22:10 Snatch-Goldmax1 IMDB puanı 8.2
05:10 Sacremento- Denver - NBA TV


10 Ocak 2010 Pazar

18:00 Liverpool-Tottenham / Spormax
20:00 Real Madrid-Mallorca / NTV
20:40 The Dead Pool/ Moviemax 2 IMDB puanı 6
21:45 Juventus-AC Milan / NTV Spor
22:00 Tenerife-Barcelona / NTV
22:00 Burn After Reading/ Moviemax 1 IMDB puanı 7.3
22:30 The Yards / GOLDMAX 1 IMDB puanı 6.3

format ve maçlar http://acetobalsamico.blogspot.com/ sitesinden alınmadır emeğe saygı


Lucid Dreaming

Lucid Dreaming kısaca kişinin uyku sırasında rüya gördüğünün farkında olması ve rüyasındaki olayları kontrol edebilmesi olarak tanımlanabilir. Eski bir arkadaşımla konuşurken bu terimi öğrendim. Söz rüyalardan açılmışken, arada rüyamı kontrol edebildiğimi o zaman çok eğlendiğimi istediğimi yaptığımı vs... söyledim o da uzun zamandır bunu denediğini ama başaramadığını bunun için yöntemler olduğunu hatta adının lucid dreaming olduğundan bahsetti. Bunun herkesin başarabildiği bir olgu olmadığını öğrenince biraz daha hevesim arttı, girdim internete araştırdım(cızzzz). Gördüm ki aslında eğlenceli olduğu kadar tehlikeli bir boyutuda var. Her ne kadar bu tehlike biraz bana abartılmış gelsede, gerekli uyarıyı yapayımda sonra bıdı bıdı yapmayınız..





Adlandırabildiğim Lucid Dreaming Türleri
Bundan sonrasi tamamen kendi deneyimlerimden olup bilimselliği 180,5 boy 60-+5 kilo bünyeler için geçerlidir.



Hatırladığım kadarıyla 2,5 tür experince yaşadım.



1. İlk tür deneyimim bir nevi second life oyunu gibi. İstediğim şeyi yapabiliyorum... aklınıza ne gelirse- uçmak, gezmek, şelaleleri, uçurumları, Bodrum'u, şehirleri, daha önce televizyondan gördüğüm yerleri geziyordum. İşin ilginç kısmı ise rüyada olduğumu farkettiğim an uçma sevdasına kapılıyorum. Yaşadığım en fantastik rüyalar/deneyimler bu şekilde oluyor. Yanlız hala başkalarını kontrol etmeyi beceremedim. Mind control olayını başardığım an perfect
rüyalar benimdir.



2. tür deneyimde ise biraz daha kaotik. Yine rüyada olduğumu bildiğim halde rüya kabusa dönüşüyor ve ne kalkabiliyorum ne rüyamı kontrol edebiliyorum. Genelliklede en önemli özelliklerimi kaybediyorum ve durumum daha da içler acısı oluyor. En fazla karşılaştığım durum ise, bir hırsızlık durumunda, konuşmayı unutmam ve kimseye haber verememem, çıldırma noktasına gelmem. -hayır karabasan değil-. Sonuç; tamamen acı çekerek uyanmam.

2,5. türüde internette gördüm, es geçmeyeyim dedim. Rüyada olduğumu anladığım an uyanıyorum. Bu lucid dreaming sayılır mı sayılmaz mı karar veremedim ama yinede koymak istedim.


Son olarakta lucid dreaming için kendi uyguladığım taktiklerden bahsedicem.
1.Sabah kalkar kalkmaz, gördüğünüz rüyayı hatırlamaya çalışın,
2.Yattıktan sonra "dalma" aşamasına geçerken sürekli aynı sahneyi aklınızdan tekrarlayın
3.Mümkün oldukça uzun uyumaya çalışın, uyku süresi artıkça rüya görme ihtimalide artıyor(muş).
4.Rahat bir yatakta yatın
5.Oda ısısını iyi ayarlayın, bir yerleriniz açıkta kalıp yukarıda bahsettiğim 2 nolu türden rüya görmeyin.



Bu yazıyı hepinizi iyi rüyalar diliyerek bitirmek isterdim, ama bu durumda Levent Kırca'yı sevenler derneğinin kapıma çelenk bırakmasından korkuyorum.